Basic stats and details
Kullanım: 2
Kategori
Bomba
Etki süresi: 4
Oyun ana sayfasıThe Witcher 3: Wild Hunt RemasteredTüm oyunlarDünyayı keşfet
Düşmanları dondurur. Donmuş düşmanlara indirilen darbeler ilave hasar verir.

Kullanım: 2
Bomba
Etki süresi: 4
Dünyayı keşfet

Üretir ×1 · Çarpma anında patlayan bir bombanın imalatı için formül.

Malzemeler ×1 · Çarpma anında patlayan bir bombanın imalatı için formül.

Etkili araçlar · Küçük vahşi domuzun Nasıl da parlak boynuzu, Orman tabanında tepinir, Ağaç kabuklarına sürtünür! Bak nasıl da güler Pençelerini nasıl büker, Küçük kızları da yanına, Gülümseyerek çeker! Charolleli Louis, matematikçi, yazar ve şair Bu orman yaratıkları, isimlerinden de anlaşılacağı gibi "vahşi", yani evcilleşmemiş, pis ve saldırgandır. Bugüne dek çevre Kaedwen köylerindeki birçok köylü, vahşi domuzların genç kızlarla beslendiğine inanır ama aslında, açlıklarını genelde kökler ve palamutla doyururlar. Ancak bu vejetaryen diyetleri yüzünden zararsız olduklarını düşünmeyin. Hatta bu hayvanların sağlam yapıları ve keskin dişleri onları birer kürk kaplı saldırı makinesini dönüştürmüş durumda. Tabiat Ana onlara ayrıca bir çift de üst "kaval", dişler, ve alt "bıçaklar" vermiş, ki bu silahların toplamı da bu canavarı ormanın afeti kılıyor, bu, ormana giren veya orada yaşayan herkes için geçerli. Ayrıca, köylülerin düdük dediği sert, sopaya benzer burunları vardır, gerçi hiçbir domuzun düdük benzeri bir ses çıkardığı da görülmüş değildir. Onun yerine, çok şişman bir adamın horlama sesine benzeyen, kendilerine has bir homurtuları vardır. Bir diğer köylü inanışı da domuzların çok alıngan olduğuna dairdir, eğer onları incitirseniz, öfkelerini çitleri yıkıp, patatesleri ezerek çıkarırlarmış. Bazen her ne kadar yalnız yaşasalar da, domuzlar genelde üç beş hayvanın bir arada olduğu gruplar halinde dolaşır.

Etkili araçlar · Bak şu küçük yaban domuzuna Sivriltiyor pırıl pırıl dişlerini Nasıl da sürtüyor onları orman zeminine ve ağaçların sert kabuklarına! Ne kadar da mutlu bir sırıtış var yüzünde Nasıl da düzgünce pençelerini ayırıyor Ve köyün kızlarını karşılıyor Nazikçe gülümseyen çenesiyle! Charolleli Louis, matematikçi, yazar ve şair Ormanda yaşayan bu hayvanlar, isimlerindeki "Yaban" tabirinden de anlaşıldığı üzere yabani, acımasız ve saldırgandır. Kaedwen eteklerinde yaşayan köylüler bu güne dek bu canlıların genç kızları yediklerine inansalar da, aslında çoğunlukla bitki kökleri ve meşe palamuduyla beslenirler. Ancak, vejetaryen beslenme tarzının onları zararsız kıldığını düşünmeyin. İri yapıları ve keskin dişleri, bu hayvanları kürkle kaplı gerçek bir savaş makineleri hâline getirir. Bunlar yetmezmiş gibi Doğa Ana, bu canlıları iki çift uzun diş ("boru" benzeri üst, "kılıç" gibi alt dişler) ile donatmıştır. Bu silahların da etkisiyle bu yaratıklar ormanların kâbusuna, ister insan, ister insansı, isterse de başka bir şey olsun ormanda yaşayan ya da oradan geçen herkese karşı bir tehdide dönüşür. Yaban domuzlarının ayrıca, bazı köylülerin "düdük" dediği, sert ve sopa benzeri burunları vardır. Ancak hiçbir domuzun böyle bir ses çıkardığı görülmemiştir. Bunun yerine kendilerine özgü bir horultu çıkarırlar ki bu ses bazılarına aşırı kilolu bir adamın horlaması gibi gelir. Köylüler arasındaki yaygın bir diğer inanca göre yaban domuzları çok asabidir ve sinirlendiklerinde çitleri devirip patates tarlalarını basarlar. Zaman zaman yalnız yaşadıkları görülse de, yaban domuzları doğada genelde nüfusu 3 ile 5 birey arasında değişen gruplar hâlinde bulunurlar.

Etkili araçlar · Kız, göletin kenarında geziyormuş. Orada, mis kokulu zambakların ve geniş nilüfer yapraklarının arasında hiç alışılmadık bir şey görmüş: Siğilli başının üzerinde altın bir taç duran, küçük, yeşil bir kurbağa. Bu tuhaf, minik yaratığın büyüsüne kapılan kız, onu eline almış ve öpmüş. Küçük kurbağa birdenbire yakışıklı bir prense dönüşmüş. Büyük bir minnet duyan prens, kıza evlenme teklifi etmiş. – Halk masalı, yazarı bilinmiyor Eskimeyen öyküler, her zaman içlerinde bir gerçeklik payı barındırır. Kurbağa prens efsanesi de buna istisna değildi. En azından Oxenfurt halkı, lağımlarda kol gezen devasa bir kurbağa olduğunu öğrenince bu masalın gerçek olduğuna inanmak istemişti. Ancak aşk ve daha iyi bir hayat arayışında kurbağanın peşine düşen kadınların hikâyesi, oldukça mutsuz bir sonla bitmişti. Karşılaştıkları yaratık küçük, tatlı bir kurbağa değil, kadınların öpücük isteklerini reddetmekle kalmayıp, onları ve salgı kaplı inine yaklaşan başka her şeyi açgözlülükle mideye indiren kana susamış bir canavardı.

Etkili araçlar · Sizler hiç yola yük arabası devirip, pusuya yatan bir yaratık duydunuz mu? Onların kafası böyle şeye basmaz! – Egil, Hindarsfjall'dan bir savaşçı

Etkili araçlar · Hayatım boyunca çok sayıda çirkin yaratık gördüm: Murana, bufa, çirkin balık... Fakat böylesini görmedim! – Bjorg, Kaer Trolde gemi mühendisi

Etkili araçlar · İlk ateş elementaline Ransant Alvaro hayat verdi. Ne yazık ki alevler laboratuvarını sardı, onu ve bloktaki diğer tüm binaları küle çevirdi. – Tarvix Sandoval, "Esrarlı Büyülerin Kökenleri" Ateş en yıkıcı elementtir, bu yüzden ateşin özünden oluşan bu yaratığın yok edici doğası şaşırtıcı değildir. Ateş elementalleri karmaşık büyü ritüelleri sonucunda tek bir amaç için yaratılırlar: Yıkım. Onlar da bu amacı ölümcül bir kararlılıkla kovalarlar.

Etkili araçlar · Dikkat edin beyler, bu köprünün altında nekkerler var. Eğer köprüyü yavaşlamadan ve durmadan hemen geçerseniz, korkacak bir şeyiniz yoktur. Fakat yük arabanızın dingili çıkar da burada kalırsanız... İşte o zaman gözünüzü kapatıp Melitele'ye dua edin. – Kurt Hammerbach, Vengerberg şehir muhafızı Yalnız bir nekker zararsızdır. Beş tanesi tehlikelidir. On tanesi, kıdemli bir yaratık avcısını bile öldürebilir. Esas tehlikeliler, savaşçı olarak bilinen, daha büyük ve kuvvetli olanları ile phoocas olarak bilinen, nadir bulunan nekker türüdür.

Etkili araçlar · Halkın inanışına göre su cadıları, garkolanların karısıdır. Eğer bu doğruysa, huysuz birer orospu olmalarına şaşmamalı. – Dregsdonlu Shembel Bazı masallara göre su cadıları ve bataklık kızları, kayıp yaşlı kadın kılığına girerek gezginleri bataklıktaki köhne kulübelerine çekerlermiş. Gerçekte ise sadece kör bir adam ya da fazla içmekten önünü göremeyen bir adam bir su cadısının çürümekte olan pis inini şık bir kulübeye ve çirkin cadıyı da masum bir nineye benzetebilir. Buruşuk, siğil dolu vücutları neredeyse iki metre boyundadır. Derilerinin rengi uzun süre önce ölmüş bir kadavranınkine benzer ve çok kötü çamur balık karışımı kokar. Sırtlarından uzun bir kemiksi yapı çıkar, saçları birbirine dolanmış deniz yosunu gibidir ve kurtadamlarınkine benzer pençeleri de resmi tamamlar.